Nebi dede bir sığır çobanıydı. Ürgüp'ün Damsa köyün'den gelip iki oğlu ve
eşiyle buraya
yerleşmiş.
Bir akşam üstü malları evlerine savarken, daha yeni buzağılamış bir ineğin
evine gitmeyip
halen yayıldığını görür, ineğe seslenir ve aralarında su diyalog geçer :
- Yâ mübarek, hadi sende evine dön, aksam oldu.
- Biraz daha yayılayım izin ver, buzağım aç kalmasın diye.
- Senin sahibin vahşi bir kadındır, eğer sen zamanında evine dönmezsen
sahibin beni tenkil
edecektir.
Ve inek evine dönmeyip, mezarlığın yanında kalarak yayılmaya devam eder.
Nebi dede'nin öngördüğü gibi, ineğinin eve gelmediğini gören kadın, Nebi
dede'nin evine gidip, Nebi dede'yi azarlayıp küfürler yağdırır.
Bunun üstüne Nebi dede, ineğin yanına tekrar gider, ve su cümleyi söyledikten
sonra "Yâ mübarek ben sana demedim mi, sahibin geldi ve bana hakaret etti !",
değneğini mezarlığa doğru fırlatır..
Ve aniden Neb'i Dede orada kaybolur (**)